Harold Searles’ın 1963 tarihli “Kronik Şizofreni Psikoterapisinde Transferans Psikozu” makalesini okumaya devam ediyoruz. Bu bölümde makalenin kuramsal merkezine giriyoruz: projektif identifikasyon nedir ve tedavi ilişkisinde nasıl çalışır? Hastanın kendi benliğinin parçalarını terapiste yansıtmasının hem bir savunma hem de en ilkel iletişim biçimi olduğunu ele alıyoruz. Değinilen başlıca konular:
Projektif identifikasyon ve yorumlamanın hastaya benlik bütünlüğünü geri kazandırması
Bion’a göre anne-bebek ilişkisinde yansıtmalı özdeşimin rolü
Sanrısal (hezeyan niteliğinde) aktarım —
Margaret Little’ın kavramıyla Hezeyanla konuşmanın güçlüğü ve “ikili delilik” tehlikesi
Ne zaman yorumlamalı, ne zaman yalnızca dinlemeli?
Sembiyotik ilişki evresi ve bağlanma direnci
Winnicott ve sahte benlik: annenin bebeğe adapte olmayı reddetmesi
Searles’ın Chestnut Lodge’daki klinik deneyimleri, psikanalitik psikoterapinin en ağır hastalarla bile mümkün olduğunu gösteren nadir tanıklıklardan biridir.
Kaynak: Searles, H. F. (1963). Transference Psychosis in the Psychotherapy of Chronic Schizophrenia. International Journal of Psycho-Analysis, 44, 249-281.


